aLaMoDe...Herşey Bir Tebessüm İle Daha Güzel :)



30 Mayıs 2014 Cuma

Anne-Çocuk Blogger Buluşması

Merhaba arkadaşlar...
 
Bu postta size çok keyifli bir buluşmadan bahsetmek istiyorum
 veee sizinde içinizden ''keşke bizde orada olsaydık'' dediğinizi
duyar gibi oluyorum :)
 
Biz Ankara'lı anneler ve anne adayları olarak pazar günü,
iki güzel annenin (canım arkadaşlarım Sibel Daban ve namı değer Uzman Anne (Sibel) in )
ev sahipliğinde çok güzel bir kahvaltı etkinliğinde buluştuk.
 
Herşey çok güzeldi.
Seçilen mekandan,masa dizaynına,bizleri düşünerek hazırlanmış ince ayrıntılara ve gelen tüm arkadaşlara kadar herşey süperdi...
 
Zaman su olup aktı sanki :(
Zaten hep öyle olmaz mı?Keyifli anlar göz açıp-kapama süresi kadar kısa gelir insana...
 
Ben yine lafı fazla uzattım...
En iyisi biraz susup resimleri konuşturayım sizler için :)
 
 
Masamızı süsleyen leziz cupcakeler...
İdda ediyorumki ben bu kadar lezizini şimdiye kadar yememiştim.
Teşekkür ederiz Very Cupcake

2 hamiş yanyana :)
Canım Burçin 'im ve ben


 
Etrafımızı yakışıklıların sardığını söylemişmiydim :)
Anneler tatlı,kuzuları annelerinden tatlı...
Sibel-Başar\Nesrin-Oğuzalp\Fatoş-Güney\Nurgül-Kuzey


 
 
 
 
 
Bu birbirinden güzel hediyeler için de ayrıca teşekkür ederiz...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

20 Mayıs 2014 Salı

Nerelerdeydim???


Merhaba canlarım...
 
Uzun bir aradan sonra tekrar hamilelik ile ilgili yeni maceralarım ile aranıza dönmüş bulunuyorum :)
 
Buara biraz fazla oldu biliyorum ama bunda en büyük etken 3 haftalık Bursa ziyaretim idi.Biliyosunuz ki hamilelik sürecinde sizden ve isteklerinizden önce gelen,sizi 2.plana atan bir mucize taşıyorsunuz.Hayatınız onu kucağınıza aldığınız an değil, onun varlığını öğrendiğiniz an değişmeye başlıyor...Hamile olmadan önceki ben 15 günde bir Bursa'ya gider, sevdiklerimle özlem giderir ve Ankara'ya geri dönerdim.Ama hamile olduğumu öğrendiğimde herşey değişti.Yok doktor kontrolü,yok ilk haftalar seyahat edilmez korkusu,yok o yok bu...derken birde bakmışım Bursa'ya gitmeyeli 2 ay olmuş :(
 
12 Nisanda doktor kontrolümüze gidip doktorumuzdanda Bursaya gitme iznini koparınca 14 Nisanda soluğu Bursa'da aldım desem yeridir :) 3 hafta Bursa'da kaldıktan sonra annişimide alıp Ankara'ya döndük ve 2 haftadırda Ankara'dayız.Tabi annem burda olunca pc başınada çok geçemedim.Dışarı çık,gez dolaş, alışveriş yap derken bloğu baya bi ihmal ettiğimin farkındayım...Ama telaşa gerek yok :) Start çizgisinde yerimi aldım ve son hız bu macerada kaldığımız yerden devam etmeye hazırım...
 
Evet canlarım artık Ankara'dayım ve uzunca bir zaman bir yere kıpırdama hayali kurmuyorum yada kuramıyorum yada içinde bulunduğum bu güzel durum kurmama mani oluyor :) Siz hangisini kabul ederseniz onu alın :)
 
Postlarıma kaldığım yerden devam edicem.Hamilelik sürecimi,neler yaşadığımı,bebişe ve kendime yaptığım alışverişleri ve daha birçok bilgiyi ve güzelliği sizlerle paylaşmak,sizin yorum ve önerilerinizi almak için sabırsızlanıyorum.
 
Şu an bu yazıyı yazarken miniğimde bana tekmeleri ile eşlik ediyor Sanırım oda sizleri özlemiş :)
 
En kısa zamanda görüşmek üzere
♥♥♥ Sevgiler ♥♥♥

7 Nisan 2014 Pazartesi

İkili Tarama Testi (11/14.hafta arası)


Merhaba arkadaşlar...
Bugün size -İkili Tarama Testinden-bahsetmek istiyorum.
2000 yılından itibaren dünyada ve ülkemizde uygulanan bu test ile,gebeliğin erken safhalarında bebeğin down sendromlu olup olmadığına bakılıyor.
Test anne adayından alınan kandaki bazı biyokimyasal değerler ve ultrasonda bebeğin -ense kalınlığına-bakılarak yapılan bir test.

Doktorumuzun yönlendirmesi ile biz bu testi 11+4 günlükken yaptırdık.
Doktorumuz sonuçların 1 hafta sonra çıkacağını ve kendisinin bizi arayacağını söyledi.Herşey iyi ve hoş ama o 1 haftayı geçirmek inanın çok zordu.İyiki annem o dönemde yanımdaydı ve beni sürekli telkin ediyordu.Ne kadar pozitif düşünmeye kendimi zorlasamda insanın aklına kötü ihtimallerde gelmiyo değildi.

Sonunda doktorum arayarak sonuçların iyi çıktığını söylediğinde üzerimden tonlarca yük kalkmıştı.
Ama bu testin şöyle bir durumu varki; sonuçlar %100 kesin sonuçlar değil.Yani test pozitifte çıksa negatifte çıksa kesin sonuç anlamına gelmiyor.Eğer anne ve baba adayları bu konuda kesin verilere ihtiyaç duyarlar ise yapmaları gereken -amniyosentez-uygulaması...
Bu uygulamada; anne adayının karın cildinden girilen bir iğneyle rahim içine ve buradan da bebeğin içinde yüzdüğü amniyos sıvısına ulaşılması ve buradan sıvı alınması işlemidir.

Yani bu sürecide böylelikle geçirmiş olduk arkadaşlar.
Rabbim herkesin evladını bağışlasın ve kötü haberlerini almayı nasip etmesin.

Hepinizi kocaman öper,sevgim ile sararım :)
Görüşmek üzere ;)

3 Nisan 2014 Perşembe

Hamilelikteki en büyük sıkıntım :(

 
Canlarım size bu yazımda ilk 3 ayımdaki en büyük sıkıntımdan bahsetmek istiyorum ki benim gibi bu sıkıntıyı yaşayanlarada bir nebze yardımcı olabilmek için...
 
Ben hamileliğin ilk 3 aylık döneminde bulantı,koku hassasiyeti bir yana en büyük sıkıntıyı bağırsak sorunu (kabızlık:( ) üzerine yaşadım.Zaten hali hazırda hamile olmadan öncede bu en büyük sorunumdu ama o zaman üstesinden gelmek (ilaç kullanarak) daha kolay oluyordu.Hamile kalındığında hem hormon değişikliği hemde rahmin bağırsaklara uyguladığı baskı ile bu sorun çokta can sıkıcı bir hal alıyor.
 
Doktoruma bu sorunumdan bahsettiğim dönem bana ilk olarak -Protina Magnesium- isimli bir ilaç verdi.Bu ilaç toz şeklinde,günde 1 kez yarım bardak su veya meyve suyu ile alınıyor.Ama önemli olan, faydası varmı? Bana hiçbir fayda sağlamadı arkadaşlar.Zaten bu ilacın asıl kullanım amacı krampları azaltmak ama yan etki olarak ishal yapması nedeni ile doktorlar bu ilacı bazı hastalara öneriyorlarmış.Benim gibi kronik kabızlık hastasına böyle bir ilaç kesinlikle fayda etmedi ve bende 1 kez kullandıktan sonra bir daha almadım.
 
Hiç sevmediğim halde yediğim kuru kayısı ve incirlerin haddi hesabı yoktu...
Denemediğim bitki çayları (tabi hamile iken sakıncası olmayan çaylar) bol sıvı tüketimi,sebze ve meyve gibi posalı yiyeceklerin yenmesi...Ne denediysem olmuyordu.10-12 gün tuvalete çıkamadığımı biliyorum.En son doktorum lavman kullanabileceğimi söyledi.Soluğu eczanede aldım çünkü dayanacak durumda değildim.Eczacı bayan bikaç lavmana baktı ve ellerinde hamilelere uygun bir lavman olmadığını söyledi.
 
Bunun üzerine doktorumu aradım ve bana bu durumun psikolojik olabileceğini,ilaç kullanmak istemiyorsam hergün aynı saatte tuvalete girip bikaç dakikamı orda geçirmemin faydası olabileceğini söyledi.Çünkü bizlerin tuvalet ihtiyacıda beyinden gelen sinyaller sayesinde oluyormuş.Bunu düzenli yaparsam o saatte beynimin sinyal vereceğini ve belkide bu sorunun ortadan kalkacağını söyledi.Evet arkadaşlar gerçektende bu yöntem, birde kullandığım demir ilacı (oligofer) sayesinde (yan etkisi ya kabızlık yada ishal ) bu sorunu yendim.İnanın basit bir sorun gibi görünen bu durum yaşayan insanın hayat kalitesini çok düşürüyo :(
 
Allaha şükür şu an bu konuda bir sıkıntı yaşamıyorum.Ama bu sıkıntıyı yaşayan arkadaşlarada bu yöntemi tavsiye ederim.Birde Allah korusun birgün olurda yine böyle bir sorun yaşarım diye eczacı bir arkadaşımın tavsiyesi ve doktorumun kullanabilirsin demesi üzerine -Libalaks- adlı lavmanı aldım :) Prospektüsündede gebelik kategorisi A olarak yani kullanılabilir durumda gözükmekte...

Evet arkadaşlar benim hamileliğimin ilk 3 ayındaki en büyük sıkıntım buydu.Umarım benim gibi bu sıkıntıyı yaşayanlara bu yazı yardımcı olur.Çünkü ben o dönemimde sürekli nette bu konuyla ilgili yazılar okuyordum.

Hepinizi sevgiyle sarıyorum :)
Hoşçakalın
 
 
 


9 hafta 4 günlük olduk biz :) (2.kontrol)

 
Merhaba dostlar...
Bu yazımda size 2.doktor kontrolümüzü ve geçen zamanda neler yaşadığımı anlatıcam.
 
Evet ilk kontrolden sonra annem biraz daha yanımda kaldı ve sonrasında gitti.Annemin gitmesi ile benimde zor günlerim başlamış oldu :( O ana kadar çok fazla anlayamasamda mide bulantım ve yemek kokularına karşı baya bi hassasiyetim oluşmaya başlamıştı.Ama Allah'ıma şükürler olsun ki bazı hamile arkadaşlarım gibi çokta kötü geçirmedim bu dönemi.Sabah bulantılarla uyanmadım mesale yada o ilk 3 aylık dönemde 2 veya 3 kez istifra ettim.Yinede çokta güzel bir dönem değildi.Heleki o yoğun kokular beni benden almıştı...
 
Annem varken tüm yemekleri o yapıyordu.Ben mutfağa hiç girmiyordum.Annem gittikten sonra herşey bana kaldı :( Zorda olsa yemek yapıyordum ama yaptığım yemeği yiyemiyordum.En sevdiğim öğün kahvaltı olmuştu.Kahvaltımı hamile olduğumu öğrendiğim günden itibaren çok güzel yaptım.Hergün (halen daha) yumurtamı yedim.Ama diğer öğünler benim için çok zordu.Bütün günü meyve,kraker yada kahvaltılık şeyler yiyerek geçiriyordum.Kaan bu dönemde en büyük destekçimdi.Ben soğan kokusundan çok tiksindim.Bu yüzdende yemek yapmak bana ölüm gibi geliyodu.Malum her yemeğin olmazsa olmazı soğan olduğundan bir dönem hiç yemek yapmadım ve hep dışarda yedik :(
 
11 Ocak günü 2.kontrolümüz için yola koyulduk.Yine çok heyecanlıydım.Bebeğini görmek insanda bağımlılık yapıyor ve ultrasondanda olsa onu görmeyi özlüyorsun.Aynen bu duygularla hastaneye gittik.Heryer karnı burnunda bayan ve eşleri ile doluydu.O dönemler benim karnım daha belli olmuyordu.Onlara baktıkça bendemi böyle olucam demekten kendimi alamıyordum :)
 
Sıra bize gelmişti.İsmimi duyar duymaz soluğu doktorun odasında aldım.Herşeyin yolunda olduğunu ve biran önce bebeğimi görmek istediğimi söledim.Evet bebeğime tekrardan kavuşmuştum.Karşımda ekrandanda olsa onu görüyordum.Ne de çok özlemişim bebeğim seniii...İlk kontrolde unuttuğum şeyi bu sefer beynime kazıyarak hastaneye gittiğimden direk doktora -kalp atışını duymak istiyorum- dedim.Ultrasonun sesini açtığı an dünyadaki en güzel sesi duydum.Bebeğimin kalp atışları.Nasılda hızlı idi :) Tabiki ben yine salya sümük ağlıyordum.Ahh bu hormonlar hamileyken sizi ele geçiriyolar :)
 
Bu kontrolümüzde iyi geçmişti.Kan ve idrar tahlili yapıldı.Bebeğimizin ilk ultrason resimlerini aldık ve herşeyin yolunda olmasına çok sevinmiştik.Doktorumuzun tavsiyesi ile yine aynı hastanede diyetisyenede gitmeye karar verdik.Çünkü ben hem genetik olarak hemde yapı gereği kilo almaya çok müsait bir bünyeye sahiptim.Diyetisyenlede görüşmemiz çok iyi geçti.65kg ile başladığım bu serüvende 9 haftada 2 kilo alıp 67kg olmuştum.Esasında çok şaşkındım çünkü düzenli hiçbirşey yemiyordum ve genelde günüm meyve birde tostla geçiyordu.Ama Gaye hanımın açıklamaları sayesinde yanlış yaptığım herşeyi öğrenmiş oldum.Çok meyve yemenin sağlıklı birşey olmadığını,meyvedede şekerin olduğunu,meyveyi yoğurt yada ayran ile beraber yemem gerektiği ve bu dönemde çok fazla hamur işi tükettiğim gerçeği bana 2kg ile yüzünü gösterdi :( Gaye hanımdan yemem gerekenlerin listesini ve tavsiyelerini alarak hastaneden ayrıldık.
 
Yüzümde anlamsız,salakça bir gülümse vardı.Kaan bişiler anlatıyordu,işitiyordum ama algılayamıyordum.Çünkü gözümün önünde hep bebeğimizin resmi kulağımda kalp atışları vardı.

Nasıl bir duygusun sen annelik?Gerçekten önceden derlerdide inanmazdım.Bayanlar bebekleri ana rahmine düştüğü an anne olurmuş ama babalar bebeklerini kucağına aldığında baba olduklarını anlarlarmış.Tekrar tekrar aynı şeyi söyleyip duruyorum ama arkadaşlar gerçekten Rabbim isteyen herkese bu duyguyu yaşatsın.

Bugünlükte benden bu kadar bi sonraki postta görüşmek üzere canlarım...
Sevgiler...